|
|
| Aşk Belası |
Aşkımızın
başbelası "eski sevgili"
Hah, sonunda özlediğiniz,
istediğiniz sevgiliye kavuştunuz. Daha da
doğrusu tencere yuvarlandı, kapağını buldu
hesabı, siz birbirinizi buldunuz. Ama, onun o
başbelası eski sevgilisi yok mu? Bir türlü
bırakmıyor peşinizi. Tabii sevgiliniz de onun bu
tavrından etkilenmiyor değil. Öyle ya! Eski
sevgili tarafından hala arzulanmak, yeni
sevgilinin gözündeki değeri de artırıyor! Ondan
kurtulmak sandığınız kadar zor değil, nasıl mı?
Bırak artık sevgilimin peşini!
Tam sonunda sevip seviliyorum, mutluyum diye
düşünüp, birlikte aşk şarkıları söylemeye
başlarken, o da ne? Eski sevgilisi hayat
sahnenize girmeye çalışıyor! Sevgilinizi
durmadan arıyor, telesekreterine acıklı mesajlar
bırakıyor, araya arkadaşlarını sokuyor,
kapısının önünde bekliyor, naylon intiharlar
düzenliyor, yapıyor da yapıyor... Siz mi? Ne
olacak, paranoyalar üretip, sevgilinizi her
gördüğünüzde sanki onu son görüşünüzmüş gibi ona
içli içli bakıyor. Ortada fol ya da yumurta
yokken eski günlerinizi, ilk çıkmanızı, ilk
sevişmenizi, minibüs, tren gibi abuk yerlerde
bile hatırlayıp, ağlıyorsunuz. Siz ne
yapıyorsunuz? O kadar kolay mı yani?
Gücünüzü İspatlayın! İlk olarak
sevgilinize, içiniz içinizi yese de hatta tırnak
yeme gibi önceden sahip olmadığınız tikler
geliştirseniz de, bu durumla başa
çıkabileceğinizi ve güçlü olduğunuzu, önemsemez
tavırlarınızla ispatlayın. Önemsemez dediysek,
eski sevgilisiyle, ölüm kalım bile olsa
görüşmemesi ve onun artık adı üstünde "eski
sevgili" olduğu konusunda otoritenizi göstermeyi
sakın unutmayın.
Dedektif olun! Ne
var bunda şaşıracak? Pekala olursunuz, yeter ki
araştırmacı ruhunuzu devreye sokun. Her insanın
için de bir Herkül Poirot gizlidir, inanın. Eski
sevgiliyi tanıyan bir ortak arkadaş, size bu
konuda yardımcı olabilir. Onun, sevgilinizi
çıldırtan, hatta ayrılmalarına neden olan
davranışlarıyla ilgili detayları iyice öğrenin.
Onun hatalarının farkına varın ve aksine
davranın. Mesela, o sevgilinizle birlikte olduğu
zamanlarda çok baskıcı ve dırdırcı davranıyorsa,
siz de onun tam tersi şekilde davranın ki,
sevgiliniz sizin kıymetinizi anlasın. Melek
olun!
"Bu kadın ne kadar aciz böyle!"
Eğer sevgilinizin kafasının etini yiyecek kadar
arayıp, ona telesekreter mesajları bırakıyorsa,
aynen "bu kadın ne kadar gurursuz ve yapışkan
böyle" deyin. Kendi hayatını yeniden kuramayacak
kadar aciz ve onun sevgilinizin başına dert
olmaktan başka bir işe yaramadığını da ekleyin!
Bu arada unutmayın, baskın basanındır! Siz de
durmadan sevgilinizin telesekreterine ya da cep
telefonuna onu sevdiğinize dair mesajlar
bırakın.
Etrafında dolanın!
Mutluluğunuzu gölgeleyen o kadının, nerede
oturduğunu, nerelere takıldığını öğrenin. Sonra
da sevgilinizi oralara gitmeye ikna edin.
Karşılaştığınız zamanlarda bol bol sevgilinize
sarılın, ona "Canım, cicim, balım, aşkım" gibi
hitaplarda bulunup, duymasını sağlayın.
Böylelikle mutlu ve sağlam bir birlikteliğiniz
olduğuna inansın. Öpüşün, koklaşın. Ne yani?
Boşa gitmeyecek ya!
Kurtuluş yoksa! Valla, bu
taktiklerden sonra da eski sevgiliyi sahneden
atmayı başaramadıysanız, o kadın zaten
sizinkinin "eski sevgilisi" değilmiş! Sevgiliniz
onu bir türlü eskitememiş! Siz o yüzden yol
yakınken dönün, üzülerek, ağlayarak bari
kendinizi eskitmeyin.
|
|
|
|
|