Sohbet-Chat
  Aşk ve Sevgi
  Oyunlar
  Cinsellik
  Resimler
  Güzeller
  Erkekler
  Bayanlar
  Komedi
  HazırMesajlar
  Mp3 Müzik
  Programlar
  Otomobil
  Haberler
  Gazeteler
  Radyolar
  E-kart
  Islamiyet
  Eğitim
  Astroloji
  Şiirler
  Hosting
  Spor
  Bize Yazın
 

   

Yaz Geçer
Yaz Geçer / Derin Gezer

Neredeyse geçtiğimiz yazı, güney illerimizin şirin ve ufak bir beldesinde, yüzerek ve web sitesi yaparak geçirdim. Yıllardır sıkça gittiğimden ve bir zamanlar da burada rehber olarak çalıştığımdan, buraya sonradan yerleşip iş kuranların yanında, yerel dostların da dahil olduğu geniş bir çevrem vardı.

Bu yerel dostlardan biri de bu şirin beldenin en meşhur barını on seneden fazla bir süre işletmiş, ve daha sonra da yabancı bir hanımefendi ile kurduğu mutlu izdivaç yüzünden işletmeyi bırakmış, ya da bırakmak zorunda kalmış olan sevgili bir arkadaşımızdı.

Arkadaşımız, aynı zamanda yörenin en ileri gelen ailelerinden geliyordu ve babası yıllarca bu şirin beldede Belediye Başkanlığı yapmıştı. Bu sayede tüm çevrede sevilmiş espri ve neşe dolu olan bu arkadaşımızla oluşan dostluğumuz sayesinde tatil yerlerinde oluşan yerli/yabancı turist kalabalığına değişik açılardan bakma ve izleme imkanım oldu.

İlk tanışmamızı hatırlıyorum. İşlettiği barda, samimi bir şekilde ve rahatça sohbet ettiği birbirinden güzel turist kızlara iç geçirerek bakmış ve garsonlardan ve onların yakın arkadaşlarından bize hiç sıra gelmeyeceğini anlayarak kös kös kaldığımız otellere geri dönmüştük.

Hüzün ve buruklukla terkettiğimiz barda ise çılgın eğlenceler devam etmiş, hatta bu arkadaşımızın evinin balkonundan aşağıya üzüm salkımı gibi güzel turist kızların sarktığı rivayeti rüyalarımıza kadar girmişti.

Durumun gerçek yüzünü ise yıllar sonra anlayacaktım. Taa ki onunla daha yakın bir arkadaş olup, o merakla izlediğim garsonlar ve gece işi ilerletenler karışımına ben de katılınca.

Dostluğumuz ben onları deplasmanda yenince başladı. Eski dağcılık arkadaşlarımdan biri de aynı yerde, sadece Alman turistlerin geldiği ve günlük doğa faaliyetlerine katıldığı bir otel işletmeye başlamıştı. Öyle ki yüzde sekseni genç hanımlardan oluşan bu turist grupları, havaalanından daha henüz hiç bir kişi ile konuşmadan resepsiyonda direk biz rehberlerin önüne geliyor, resmi geçit yapıyorlar ve bizleri süzüp salınaraktan odalarına çıkıyorlardı. İlk üç gün, şimdiki yakın dostumun barına, üç ayrı sarışın fırtına ile girdim.

Daha önce sizde nereden çıktınız, hadi bir an önce için de gidin dercesine alel acele bize servis yapıp, tesadüfen yakınlarımıza düşmüş turist hanımları bizim yapamıyacağımız bir laubalilikle asılarak içeriye çekiştiren garson kalabalığı, birden bire aşırı bir sevgi, saygı ve hizmet yarışına girmişti. İşte bu şekilde barın sahibi olan şimdiki dostumla da tanışmış olduk.

Kısa bir süre sonra anladım ki, aslında ortada benden başka çok ta bir şey yapan yoktu. Benim de, daha ilk birlikte olduğum sarışın bir hatuna aşık olup, durmadan onu sayıklayarak, tuttuğum diğer sarışın elleri saniyesinde pişman olup bıraktığım göz önüne alınırsa, kimse gerçekte bir şey yapmıyordu yani. Kendimi bol selamlaşmalı ve abartılı espirili bu hoş kalabalığın sohbetine bırakmaya başladıkça gördüm ki, benim bu barlarda her gece çılgınca eğlenip, her gece birbirleri ile seviştiklerini zanettiğim bu turist kalabalığı, aslında turist filan değil, orada çalışan ve yıllardır birbirini tanıyan, hepsinin sabit ve çoğunlukla birbirleri ile yıllanmış ilişkileri olan normal insanlarmış. Bunlar gece geç saatlere kadar hizmet ettikleri gerçek turistlerden acılarını onlardan daha fazla eğlenerek çıkartan bar sahibi, barmen, halıcı, derici, kuyumcu, turizim şirketi sahibi, otel işletmecisi velhasıl birbirlerini yıllardır tanıyan bir gurup insan.

Örnek vermek gerekirse, şehirden gelip henüz yeni oturduğunuz o barda sizin süzerek baktığınız bir yabancı hanımefedinin yanına "- Naaber bebek!" diye oturan ve umarsızlığı ile sizi şaşkına çeviren, kafasına mandana geçirmiş o becerikli zampara, aslında senelerdir tanışan, biri bir seyahat acentasında rehber olarak çalışan diğeri ise bir halıcıda satıcı olarak çalışan ve aralarında komisyon ilişkisi olan iki iş arkadaşı.

Üstelikte eğer aralarında bir ilişki söz konusu ise bile, bu da yıllardır süren bildiğimiz diğer ilişkilerden hiç farkı olmayan bir kadın erkek ilişkisi.

Fakat bir pazar gecesi, aniden bir sürü bekletilmiş ve yaz tatiline ertelenmiş duygu ve düşüncelerle bu tatil beldelerine düşen biz şehir turistlerine bu kalabalık, nasıl da fantazilerimizin bizi sürüklerdiği bir hayali cennet dünyası olarak görünmüş, hayret ettim doğrusu.

Ve meşhur dostumun da oturduğu kasanın, ya da bizim gözümüzle barın arkasından o günlerdeki bizleri nasıl da tavuk gibi gördüğünü anlattığında da ona hiç kızmadım tabii ki...

Kaynak : www.erkekadam.com